İki Irmak Arasından Karadenize Yakılan Türkü Samsun

İki Irmak Arasından Karadenize Yakılan Türkü Samsun 

Ömer İdris AKDİN

”Karadeniz kenarında var idi

İki kal’a ki Samsun dirler idi

Birisi kaŞrindi ol hisarın

Biri mülki idi İsfendiyarın”Hadid-i Miladi (Alî Osman Tarihi)

Ankara Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu ele geçiren ve Gürcistan’a yönelen Timur’a, İspanyol Kralı 3.Henri’nin elçisi olarak giden Ruy Gonzales de Clovijo, tuttuğu kayıtlarda İsfendiyaroğulları’na ait iki kaleden söz eder. Bugün bile yaşayanlarının belleğine ‘Kara Samsun’ olarak kazınmış yer, aslında Ceneviz Samsun’udur ve bu denizci kavim bölgeden çekilirken kalesini, yerleşkesiyle birlikte yaktığı için kara olarak tanımlanır. Müslüman Samsun’una gelince;tarihin, coğrafyanın ve zamanın ruhu iki küçük köyden birinin elinden tutar ve Samsun’un kentleşme serüveni böyle yaşar. Önemli tasavvuf liderlerinden biri olarak Abdulkadir Geylani’nin torunlarından Seyyid Kutbittin, derviş-gazi geleneğinin önemli simalarından biri olarak bölgeye yerleşir ve kalplerde inkişaf edecek fütuhatın kapılarını açar. Bu öyle bir ruh oluşturur ki Samsun, Osmanlı zamanlarında yalnızca büyük merkezlerde kurulan Mevlevihanelerden birine ocaklık yapacaktır.

ANADOLU’NUN KÜÇÜK LABORAVUTARI

Anadolu bir göç ülkesi. Tarihin bu topraklara biçtiği rol, birçok kavmi, inanışı, düşünüşü ve refleksi uyumlu ve anlayışlı şekilde bir arada tutma becerisidir. Türklerin bu bölgeye gelişlerinden ve burayı yurt tutuşlarından önce de sonra da bu değişmemiştir. Kitlelerin hareketi zamanın coşkusunu ve devingenliğini beraberinde getirmektedir. Birbirlerine eklemlenen ve birbirlerini tamamlayan medeniyetlerin bu coşkulu yürüyüşü, bu toprakların üzerinde yaşayan insana derin bir bakış açısı kazandırmaktadır. Bu bakış açısı bu topraklarda hiçbir zaman derin krizlerin oluşmasına müsaade etmemiştir. Bu bağlamda Samsun’u Anadolu’nun küçük bir laboratuvarı olarak görebiliriz.

KARADENİZ BÖLGESİ’NİN TİCARET ŞEHRİ

Doğusundan batısına dünya için bu coğrafya nasıl bir çekim alanı ise Samsun da Karadeniz’in doğusu için her zaman cazibe merkezi olageldi. Coğrafi açıdan tarımsal üretim kanalları oldukça dar olan bir bölge olarak Karadeniz, iki büyük ovayı koynunda saklayan Samsun’u bir çıkış yeri olarak görmüş, yıllar süren göçler sonucu bu şehir, bir kültür harmanı hâline dönüştürmüştür. Kızılırmak ve Yeşilırmak gibi iki büyük ırmağın suladığı bereketli toprakları, Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ticaret şehri olarak Samsun, Karadeniz’i Ankara ve İstanbul’a bağlaması ve her türlü ulaşım için müsait bulunması da bu önemi katar.

Devamını okumak için dergimizin 11. sayısını indirebilirsiniz.

Arkadaşlarınızla Paylaşın...

Bir cevap yazın