Çöpten biyogaz

Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yeni devreye sokulan bir projeyle çöpten biyogaz üretilmeye başlandı.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nde başlatılan proje, benzin fiyatlarının el yaktığı başka ülkelere de örnek olabilir.

Çöp ayırma sistemlerinin büyük ölçekte devreye girmediği Güney Afrika Cumhuriyeti’nde eski tarz çöplükler yaygın. Plastik, metal, moloz ve biyolojik artıklar karışık bir biçimde bu alanlarda toplanıyor. Çevreciler çöplüklerde meydana gelen gazdan hem cep yakmayan hem de doğaya dost bir yakıt üretmeyi başardı.

Ülkenin en büyük metropollerinden Johannesburg’da benzine alternatif olarak geliştirilen biyogazı ilk olarak deneyenlerden biri de 29 yaşındaki Jeffrey. Taksi dolmuş işleten Jeffrey depoyu doldurmaya her gittiğinde benzin fiyatları biraz daha artmış oluyor ve cebini yakıyordu. Ancak bugünlerde Jeffrey’nin öfkesi ve sıkıntısı bir nebze dinmiş görünüyor. Çünkü artık taksisini East Rand çöplüğünde yeşil bir tepenin üzerine kurulan yakıt istasyonuna götürüyor.
East Rand çöplüğünde yeşil bir tepenin üzerine kurulan yakıt istasyonu bir araştırma projesinin bir ürünü.

İstasyon, “EnerKey” adlı Almanya ile Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından ortak geliştirilen enerji araştırma projesinin bir ürünü. Araştırmacılar kullanılan teknolojiye de şu adı vermişler: “Çöpten yakıta”. İstasyonda Jeffrey’nin 9 yolcu kapasiteli dolmuşuna dolansa benzin değil biyogaz.

Biyogaz ya da biyometan çöp gazlarının bir dizi aşama sonucunda arındırılması sonucu elde ediliyor. Jeffrey bu teknolojiden yararlanabilmek için benzinle çalışan aracını gazlı hale getirmiş. Başta belli bir miktar para harcasa da sonuçta kârlı çıktığını şöyle anlatıyor: “Önceden benzine haftada ortalama 240 euro harcıyordum. Gazla birlikte bu belirgin bir şekilde düştü. Şimdi bana bazen 160 euroluk yakıt bile yetiyor. Yani haftada 80 euro tasarruf ediyorum. Biyogaz kullanmaya başladığımdan beri farkı görüyorum. Benzin gerçekten çok pahalı.”

Jeffrey bu, yaklaşık yüzde 30 daha ucuz yakıt için her şeyden önce Novo Energy’nin teknoloji müdürü Eddie Cooke’ye müteşekkir. Firma, bu pilot tesiste Johannesburg Üniversitesi ve bir Alman araştırma enstitüsü ile birlikte denemelerde bulunuyor. Teknoloji müdürü Eddie Cooke bunun hem insan hem de doğa açısından sayısız avantajı olduğunu belirtiyor: “Öncelikle çevre açısından düşündüğümüzde metan çok daha uygun. Çünkü metanın yanması sonucunda benzinden farklı olarak çok daha az karbondioksit doğaya salınıyor. İkincisi çöpten elde edilen yakıt benzinden çok daha ucuz, çünkü yerel olarak üretilebiliyor.”

Yeni teknolojinin ortaya çıkışında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde çöpün yıllarca ayrıştırılmamış olması kalkış noktası olmuş. Zira ülkenin dört bir yanındaki çöplüklerde biyolojik atıklar yani organik çöpler değerli bir hammadde oluşturuyor. Çöplüklerde oluşan bakteriler organik artıkları işliyor. Bir çöplük kapatılsa bile 20 yıl boyunca üzerinde çöplük gazları yükselmeye devam ediyor. Bu gazın içinde metan, karbondioksit, oksijen ama aynı zamanda da çok kötü kokan hidrojen sülfür bulunuyor. Oldukça kirli ve su buharı da taşıyan bu gaz karışımı yeni geliştirilen arıtma süreci sayesinde faydalı hale geliyor.
Çöplükte oluşan gaz karışımı yeni geliştirilen arıtma sürecinin ardından biyogaz haline getiriliyor.

Teknoloji müdürü Eddie Cooke şöyle anlatıyor: “Gaz temizleniyor, filtreleme sürecinin sonunda yoğunlaştırılıyor. Ardından kurutuluyor ve gazın saf metan içeriği adım adım artırılıyor. İlk bölümde yüzde 55’ten 75’e yükseltiliyor. Bir sonraki bölümde gazımızın içindeki metan miktarı yüzde 91’den 95’e çıkıyor.”

Biyometanın doğal gazla çalışan araçlarda yakıt olarak kullanılabilmesi için metan içeriğinin en az yüzde 87 oranında olması gerekiyor. Eddie Cooke’nin pilot tesisi ise çıtayı bir hayli aşıyor. Projenin ortaklarından Johannesburg Üniversitesi öğretim görevlisi Edison Muzenda şimdi tüm kent için yeni bir trafik konsepti geliştirmek istediklerini belirtiyor. Çöplük gazları ile ilgili büyük tasarıları olduğunu belirten kimya mühendisliği profesörü Muzenda şunları söylüyor: “Kamu taşımacılığı ve makam araçlarında önemli bir fark yaratabiliriz. Mevcut duruma bakıldığında Güney Afrika’da taşımacılık masrafları çok yüksek. Ve sanıyorum masrafları ve böylece fiyatları yüzde 30 oranında düşürebilecek bir anahtara sahibiz. Bunun bilhassa halkın en yoksul kesimlerine iyi bir katkı olacağını düşünüyorum.”

Arkadaşlarınızla Paylaşın...

Bir cevap yazın