Bir Tutam Mardin

Mezopotamya Tarihi’nin kadim şehirlerinden biridir, Mardin. Güneydoğu Anadolu’nun farklı kültürleriyle herc u merc olduğu, birçok egemenliğin, inancın hüküm sürdüğü toprakların ipek yolu güzergahında bir merkezdir, Mardin.

MEHMET ALİ ABAKAY

Şehir araştırmacısı- Yazar

Mezopotamya’da tarihe karışan Subarru, Akad, Sümer, Babil, Asur, Sasani, Roma’dan sonra Müslüman egemenliğin etkin olduğu, inançların, kardeşliğinin sembolleştiği şehre, taşın inançla bütünleşmesi mimarisinde kendisine ”Tidu”, ”Erdobe”, ”Merdi”, ”Merdio”, ”Merdo”, ”Merda”, ”Merde” olmak üzere birçok isim verilmiştir.

Diyarbakır’ın ilk egemen kavmi bilinen Subarruların kurduğu söylenen Mardin, Mezopotamya Tarihi’nde sarp, alınması güç kalesiyle 8.000-9.000 yıllık tarihe sahip, arkeolojik bulguların canlılığını koruduğu, Sümerlerle medeniyetin nevş u nema bulduğu Romalıların, Sasanilerin, Arapların egemenliğine tanıklık etmiş, kendi içinde bu egemenliklerin arasında med-cezirler yaşamış, Hurri-Mitanni, Asur, Akad, Urartu, Sümer, Hitit egemenliklerinde savaşların eksik olmadığı cağrafyada daima sahip olunmak istenen bir şehir hüviyetindedir.

Savaşların merkezinde Roma-Sasani istilalarıyla karşı karşıya kalmış şehir, Arapların şehri almasıyla sukunete kavuşmuş, inanç yelpazesinde İslamiyetle tanışmıştır. Emevi-Abbasi sonrasını Hamdani, Mervani saltanatı takip etmiştir. Selçuklu, Artuklu devamında Timur kuşatmasına direnen şehir, Karakoyunlularla Akkoyunluların hakimiyetinde kalmıştır. Kısa süren Safevi hükümdarlığıyla Osmanlılara geçen Mardin, Cumhuriyete kadar işgal yüzü görmemiştir.

Devamını okumak için dergimizin 14. sayısını indirebilirsiniz.

Arkadaşlarınızla Paylaşın...

Bir cevap yazın