Ahi Şehri Kayseri

Tarih boyunca önemli ticari merkezlerden biri olan Kayseri,Türkler’in Fethinden sonra ahiliğin en önemli merkezleri olmuştur.

”Doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yolları üzerinde kurulu olan şehir” betimlemesi hiç bir şehirde olmadığı kadar Kayseri’de anlam kazanır herhalde.Bir tarihçi,bir ekonomist açısından Kayseri hakkında en önemli vurgu da öznesi ticaret olan betimlemeleridir.

Hangi seyyahın kitabını açsanız,hangi tarihçinin kapısını çalsanız Kayseri,yle ilgili karşınıza en önce bu bölgenin ticari kabiliyetine dönük cümlelerle karşılaşırsınız.Aslında şehir de kendini bu şekilde özneleştirir.

Kayseri hakkında bir araştırma yaptığınızda;

”Kayseri,XVI. yüzyıl sonlarında 356 bin nüfusuyla sadece Anadolu’da değil Akdeniz dünyası ölçeğinde de büyük bir şehir konumundadır.”

Ya da;

”XIX. yüzyılda iç ve dış sebeplerle Anadolu’da ticari hayatın iyice gerilemesine rağmen Kayseri tüccarı çevresiyle ticareti kesmeden yürüttü.Yabancı bir seyyah,durgunluğa rağmen Kayseri’den büyük miktarda işlenmemiş deri,hayvan postu,cehri,badem ve kuru meyvenin İstanbul’a gönderildiğini yazmaktadır.” tarzında cümlelerle mutlaka karşılaşırsınız.

Bu yüzden Fernard Braudel’in Akdeniz dünyasının macerasını anlattığı o muhteşem ”Akdeniz” kitabının Kayseri’den fazla haberdar olmaması bu yüzden kitabı eksik bırakmıştır.

Fakat Kayseri,aslında öznesi insan olan bir medeniyetin,hem kültür yapısı hem de mimari eseriyle bize ”ticaret,bir bütünün nesnelerinden sadece biridir” diyerek sık sık uyarmaktadır.Ve dahi ahilik geçmişiyle ”ticaret ahlakın bir rüknüdür” diye de uyarmaktadır.

AHİLİK GELENEĞİNİN TAŞIYICISI

Bugün ”İslami Kalvinistler” diye batılı ve dahi onun uzantısı doğulu bazı oryantalist sosyologların Kayserili’ye giydirmek istedikleri elbise,bizzat Kayseri’nin tarihi tarafından yalanlamakta.Batı merkezci dünyanın oluşturduğu kavramlarla elbise dikmek isteyenler,Kayseri’nin tarihinin hikayesini de anokranik bir şekilde değiştirme  eğiliminde olsalar da tarihin içinden bugüne ulaşmış eserler bütün bu ”muhayyel”i bir çırpıda silip süpürüvermekte.

Devamını okumak için dergimizin 9. sayısını indirebilirsiniz.

Arkadaşlarınızla Paylaşın...

Bir cevap yazın